Sitemize HoşgeldinizBaşkanYatırım ve ProjelerimizİletişimFoto GaleriBasın
   

 

  Ana Sayfa
   Başkanlık
Başkanımız
 
Başkana Mesaj
 
Başkan Albüm
 
Basın Bülteni
 
Görev Yapan Başkanlar
 
Meclis ve Encümen Üye.
 
Mahalle ve Muhtarlarımız
 
   Belediyemiz

 Yazı İşleri Müdürlüğü
Mali Hizmetler Md.

 Fen İşleri Md.

 Zabıta Amirliği

 Evlendirme Memurluğu

 Personel Kadromuz

 
   İlçemiz
 İlçemiz Hakkında
 Yetiştirdiklerimiz
 Türküler Bizi Söyler
 Canlı Kameralar
 
Ziyaretçi Defteri
 ŞEHİTLERİMİZ
Yeni Evlenenler
 Y i t i r d i k l e r i m i z   
 Y ö r e s e l
 Foto Galeri
 Ulaşım

 
   Çalışmalarımız
 Yatırım ve Projelerimiz
 
Çalışmalarımız
 Beldemiz Dünü/Bugünü
 Meclis Kararları
 
Etkinliklerimiz

 
   Son Dakika

 Haber ve Duyurular
 Haber Arşivi
 
İhale İlanları


 
   İletişim

 E-mail
 
Dilek ve Şikayetleriniz

 
   Bilgi Edinme
 Borç Sorgulama
 Bilgi Edinme Yasası
Kamu Hizmet Standartları
Etik Komisyon Çalışması

   Webmaster

 

Beldemiz Hakkında

 



 

Yayladere bölgesinde M.Ö. 2100 yıllarında Komukların, Horrilerin M.Ö. 1360 yıllarında Hititler' in egemenliği görülmektedir. M.Ö. 900 yıllarında ise Urartular M.Ö. 550 yıllarında Perslerin daha sonra İskender İmparatorluğunun himayesine giren ilçe toprakları M.Ö. 75 yıllarında Ermenistan Krallığının M.Ö. 50 yıllarında da Roma İmparatorluğunun himayesine girmiştir. 1073 yılında yapılan Malazgirt savaşına kadar Bizans İmparatorluğu hakimiyetinde bulunan bu bölge bu önemli Türk zaferinden sonra Selçuklu devletine dahil olmuştur. 1080-1201 yılları arasında Saltukoğulları'nın,1473 tarihine kadar Uzun Hasan'ın elinde bulunan ilçe toprakları bu tarihte yapılan Otlukbeli savaşından sonra ise tamamen Osmanlı İmparatorluğunun himayesine girmiştir.

1514 yılına kadar İran Safevi devletinin saldırılarına uğrayan bu bölge Çaldıran savaşından sora Yavuz Sultan Selim tarafından tamamen Osmanlı topraklarına katılır. İlçede bu İmparatorluklar kalıntı olarak biraktikları tek şey yüksek bir kayalığın kale olarak kullanılması ve kale üzerindeki yerleşik hayata dair izler görülmektedir.

Yayladere halkı ilçenin kuruluşuyla ilgili kesin bir bilgiye sahip degildir. Yalnız anlatılanlara göre “ Yayladere de 3 aile yaşamaktadir. Daha sonra Sade aşiretinin kümsür kolundan bir çok aile gelir ve Yayladere' ye yerleşirler. Böylelikle Yayladere tam bir yerleşim merkezi haline gelir.”

Yayladere ilçesinin ilk adı Holhol' dur. Cumhuriyetin ilk yıllarında Holhol Köyü olarak Sarıtosun bucağına bağlı bir köy olan Yayladere 1936 yılında bucak merkezinin Sarıtosun'dan Holhol'a olan eski adı 1959 yılında Yayladere olarak değiştirilmiştir. 04 Temmuz 1987 tarihinde 3392 sayılı yasasıyla Bingöl iline bağlı bir ilçe haline dönüşmüştür.

 Yayladere ilçesinde anlatılan hikâyeler yaşanılan olayların nesilden nesile aktarılmasıyla günümüze kadar gelmiştir. Yayladere' nin kuruluşuna ait hikayeler. Olmakla birçok halk türküsünde kendine ait hikâyesi vardır.

Yayladere İlçe' nin Kuruluş Öyküsü :

Yayladere de üç aile yaşıyormus. Bunlar Çekinler, Demirbağlar ve Altıntopraklar' dır. Daha sonra Sade aşiretinin Kümsür kolundan Yayladere' ye gelenler olmuş. Anlatıldığına göre Ali ve Hasan adında iki kardeş varmış. Hasan askere gitmiş ve yedi yıl askerde kalmış bu arada yaşadığı köy olan Zimtek (Çayagzi ) tapu memuru (hesar) gelmiş ve tarlaları tapuluyormuş ve Hasan askerliği bitirmiş ve köye dönerken dere kenarında ağlayan bir kadın görüyor. Ona niçin ağladığını soruyor. Kadında kocasının askerde olduğunu bu arada tapu memurunun geldiğini ve kaynının tüm araziyi kendi üstüne tapuladığını söylüyor. Hasan bu kadının ve araziyi tapulayanında abisi olduğunu anlıyor ve tapu memurunun peşinden gidiyor. Memura Kümsür'de yetişiyor ( Nazimiye ilçesine bağlı bir köy) ve onları anlatıyor. Bunun üzerine memur bulundukları alanı Kümsür'ü Hasan' a tapuluyor ve Hasan oraya yerleşiyor.

Bir gün Hasan' in oğullarından olan Süleyman büyük oğlu Gulabin' i alıp Yayladere'ye yerleşiyor. Yayladere' ye yaklaştıklarında silah sesleri duyuyorlar ve gidip neler olduğunu soruyorlar. Bu arada Dersim tarafından gelenlerin Yayladerelilerin hayvanlarını çaldığını ve Yayladere'lilerin de onların peşinden gittiklerini öğreniyorlar. Bunun üzerine de Süleyman da silahini alıp peşinden gidiyor ve Ganya Miran (çeşme) denilen yerde vurulup ölüyor. Yayladere'de yaşayan üç aileden biri olan çekinlerin anne tarafı Süleymanlarla akraba olduklarından yani Seyi olduklarından (Seyi: evden ayrılıp kocaya giden tüm bayanlara verilen isimdir) Süleyman' in çocuklarını yanına alıyor bu olaydan sonra birçok kişi Kümsür'den Yayladere'ye taşınıyor.

Anlatılanlara göre bir süre sonra Süleyman'ın oğlu olan Gulabin babasının intikamını almak için onu vuran kişiyi buluyor ve öldürüyor.

      Yayladere halkının günlük konuşma dili Kürtçe ve Türkçe olup bu dil yöre halkının yaşantısının bütün alanlarında kendini hissettirmektedir. Bunun sonucunda coğrafi yer adlarında Kürtçe isimler kullanılmıştır. Bunları maddeleyecek olursak;

Ormanlık alanlar: Kilapog , Kavag, Kelama Kire.

Bazı Tepeler : Beroj, Kureys, Sorik

Meralar : Zeviya Savös, Dalikan, Kevire Sipi, Gaza Sür, Deravü

Piknik Alanları : Dalares, Kanya Heme, Vare Orte, Vare Çike, Hopa Kele, Bere Kele.

 

 

 

 

 

 
 


 


 
 

Copyright ©2011   Belediye Başkanlığı    Designed by KC GRUP